Türk Loydu’nun Denizüstü Rüzgar Enerjisine Yönelik Değerlendirmeleri Rüzgar Enerjisi Dergisi’nde Yayımlandı
Türk Loydu’nun Denizüstü Rüzgar Enerjisine Yönelik Değerlendirmeleri Rüzgar Enerjisi Dergisi’nde Yayımlandı
Türk Loydu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Oral Erdoğan’ın, denizüstü rüzgar enerjisinde teknik standartlar, belgelendirme süreçleri ve Türkiye’nin sektördeki potansiyeline ilişkin değerlendirmeleri, Rüzgar Enerjisi Dergisi’nin Nisan 2026 tarihli sayısında özel röportaj olarak yayımlandı.
"Denizüstü Rüzgarın Güvenli Büyümesinde Standartların Rolü" başlığıyla yayımlanan röportajda Prof. Dr. Oral Erdoğan, denizüstü rüzgar projelerinde uluslararası teknik standartlara uygunluğun, bağımsız belgelendirme ve uygunluk değerlendirme süreçlerinin güvenli, sürdürülebilir ve yatırımcı güveni sağlayan projelerin temelini oluşturduğunu vurguladı.
Röportajda, denizüstü rüzgar enerjisi projelerinin tasarım, üretim, deniz operasyonları, montaj, devreye alma ve işletme süreçlerinin tamamını kapsayan yüksek mühendislik disiplini gerektirdiğine dikkat çekilirken, IEC/TS EN 61400 standartlarının güvenlik, performans ve güvenilirlik açısından kritik bir çerçeve sunduğu ifade edildi.
Türk Loydu’nun, gemi klaslama, sertifikasyon ve uygunluk değerlendirme alanındaki deneyimini yenilenebilir enerji sektörüne taşıdığı belirtilen röportajda; tip belgelendirmesi, proje sertifikasyonu, tasarım değerlendirmeleri, üretim gözetimi, kalite güvencesi, tedarik zinciri değerlendirmeleri ve uygunluk değerlendirme hizmetlerinin hem karasal hem de denizüstü rüzgar projelerine yönelik olarak uluslararası standartlar doğrultusunda sunulduğu aktarıldı.
Prof. Dr. Oral Erdoğan ayrıca, Türk Loydu’nun offshore yapılar ve denizcilik alanındaki klaslama tecrübesi sayesinde projeleri yalnızca enerji üretim ekipmanları açısından değil, açık deniz yapıları, deniz operasyonları ve yapısal güvenlik boyutlarıyla da bütüncül bir mühendislik yaklaşımıyla değerlendirebildiğini ifade etti.
Röportajda Türkiye’nin mühendislik altyapısı, tersaneleri, gemi inşa sanayisi, üretim kapasitesi ve yetişmiş insan kaynağıyla denizüstü rüzgar sektöründe önemli avantajlara sahip olduğuna dikkat çeken Erdoğan, yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi, teknik yetkinliklerin geliştirilmesi ve uluslararası standartlarla tam uyumlu bir yapının oluşturulmasının sektörün sürdürülebilir büyümesi açısından kritik önem taşıdığını belirtti.
Röportajın sonunda ise denizüstü rüzgar enerjisinin yalnızca yeni bir enerji üretim alanı değil, aynı zamanda Türkiye için sanayi, mühendislik ve teknoloji alanlarında yüksek katma değer oluşturabilecek stratejik bir kalkınma fırsatı olduğunun altı çizilirken; kamu, özel sektör, üniversiteler ve uygunluk değerlendirme kuruluşları arasında güçlü iş birliğinin sektörün geleceği açısından belirleyici olacağı vurgulandı.